Tulumu suyla doldurduktan sonra avcunu suyla doldurup içmek için… — Caferilik.com — TG.ME

Tulumu suyla doldurduktan sonra avcunu suyla doldurup içmek için ağzına yaklaştırdığında İmam Hüseyin’in susuzluğunu hatırlayarak elindeki suyu tekrar Fırat’a döktü ve kendi kendisine şöyle dedi:
 
“Ey nefis! Hüseyin’den (a.s) sonra hayatta olup olmaman fark etmez
Hüseyin şehadete doğru giderken sen ırmağın soğuk suyunu mu içmek istersin?
Allah’a andolsun ki, bu dinimin müsaade etmediği bir şeydir.”
 
Daha sonra su tulumunu alarak atını çadırlara doğru sürdü. Yezid orduları Abbas’ın yolunu kestiler. Abbas kılıç sallayarak onları öldürdüğü halde şöyle recez okumaktaydı:
 
“Ölümden korkmam ben, ölüm sesi duyduğumda.
Kılıçlar arasında bedenim kaybolsa bile
Feda olsun canım Mustafa’nın (s.a.a) pâk torununa.
Çadırlara su tulumu götüren Abbas benim.
Karşılaştığımda savaşmaktan da hiç korkum yok.”
 
Bu esnada Zeyd b. Verka el Cuheni saklandığı yerden çıkarak Hekim b. Tufeyl’le birlikte Abbas b. Ali’nin sağ kolunu bedeninden ayırdılar. Abbas b. Ali kılıcı sol eline alarak şöyle recez okudu:
 
“Vallahi sağ kolumu da kesseniz
Ben yine dinimi savunacağım
İmamım ve sadık olan önderimi
Pâk ve emin olan Peygamber’imin torununu himaye edeceğim.”
 
Hekim b. Tufeyl tekrar hücum ederek bir kılıç darbesiyle Abbas b. Ali’nin sol kolunu da bedeninden ayırdı. Bunun üzerine Abbas sancağı göğsüne çekti. Küfür ordusu onu kuşatarak ok yağmuruna tuttular. Bu esnada bir ok su tulumuna isabet etti, ikinci ok göğsüne ve üçüncüsü de gözüne isabet etti. Ve sonra da birisi çadır direğiyle İmam Hüseyin’in yiğit kardeşine hücum ederek başını yardı. Bu sırada Abbas b. Ali şöyle seslendi:
“Benden sana selam olsun ya Eba Abdullah”
İmam Hüseyin (a.s) kardeşinin sesini işitince başı ucuna gelerek Haşimilerin yiğitlik örneği, iman direği, şeref ve izzetin kalbi ve sancaktarını o halde görünce “Şimdi belim kırıldı” buyurdu. Daha sonra kılıcını çekerek o adam kılığındaki domuz sıfatlılara hücum etti. Küfür ordusu İmam Hüseyin’in kılıcının karşısında kaçıyorlardı. İmam (a.s) feryad ederek şöyle buyuruyordu:
"Nereye kaçıyorsunuz ey kalleşler. Siz benim belimi kırdınız." Daha sonra İmam kardeşinin başı ucunda durarak onun başını dizlerine aldı. Böylece Abbas b. Ali de şehadet şerbetini içerek Rabb’ine kavuştu.
İmam Hüseyin kardeşinin şehadetinden sonra çadırlara döndü. Bu olay İmam’a öyle ağır geldi ki belini büktü. İmam'ın gözünden yaşlar akıyordu. Sakine babası İmam Hüseyin’i karşılayarak amcası Abbas’ın ne olduğunu sordu. İmam Hz. Abbas’ın şehit düştüğünü Sakine’ye anlattı. Zeynep bunu duyunca “Vay kardeşim” diye feryat etti.
İmam Hüseyin nereye yönelse bir başka acıyla karşılaşıyordu bir yanda kanlara boyanmış dostları, bir yanda kadınların ve çocukların feryat ve figanlarını görüyordu. Bu esnada İmam: “Ey kavim, sizin aranızda Resulullah’ın Ehl-i Beyt’ini savunacak birisi yok mu?” diye buyurdu
İmam’ın sözlerini işiten kadınların feryatları daha da bir yükseliverdi. İmam Seccad (a.s) asasına yaslanarak arkasında eliyle kılıcı sürükleyerek savaşa gitmek için dışarı çıkınca İmam Ümm-ü Kulsüm’e hitaben şöyle dedi: “Onun önünü alarak koruyun ki yeryüzü Resulullah’ın evlatlarından boş kalmasın”
Daha sonra İmam vedalaşmak için haremdeki kadınların susmalarını istedi. İmam Resulullah’ın kılıç ve kalkanını kuşandıktan sonra vedalaşmak için süt içen yavrucağını getirmelerini istedi. Zeynep Ali Esger’i kardeşine verdi. İmam bebeği kucağına alarak yüzünü öptü. Daha sonra düşmanların karşısında tutarak ona su vermelerini istedi. Ansızın Hermele okla bebeğin boğazını hedef aldı. İmam Avcunu bebeğin kanıyla doldurup onu gökyüzüne serperek şöyle buyurdu:
“Üzüntülere tahammül etmeyi kolaylaştıran Allah’ın bu halimizi görmesidir. Allah’ım! Bu musibet ruhun bedenden ayrılmasından kolay değil. Allah’ım! Biliyorum ki zaferden daha iyisini bize nasib ettin ve zalimlerden bizim intikamımızı alacaksın ve bizim bu kavimden çektiklerimizi ahiretimiz için biriktireceksin."
June 25, 2026 254 1