İmam (a.s)'ın yanına yaklaştığında eşi çadırlardan dışarı çıkarak… — Caferilik.com — TG.ME

İmam (a.s)'ın yanına yaklaştığında eşi çadırlardan dışarı çıkarak dedi ki: “Anam, babam sana feda olsun ey Abdullah. Savaş meydanına dön, kendini Resulullah’ın (s.a.a) yakınlarına ve evlatlarına feda et. Allah’a andolsun birlikte şehid oluncaya kadar seni yalnız bırakmayacağım.”
Abdullah: “Biraz önce beni savaştan alıkoymak istiyordum. Ne oldu ki, şimdi kendin de meydana gitmek istiyorsun.”
Abdullah’ın eşi: “Beni kınama. Şimdi İmam’dan duyduğum bir söz kalbimi yaktı.”
Abdullah: “Ne duydun İmam’dan?”
Abdullah’ın eşi: “Biraz önce çadırların arasında durmuştum. Birden İmam’ın şöyle buyurduğunu duydum: “Benim dostlarım ne kadar da az.”
Abdullah: “Ya Eba Abdullah, ey mevlamız; dedi emredin eşim çadırlara geri dönsün.”
İmam: “Allah, Resulullah'ın evlatlarının yardımına koşan sizleri hayırla mükâfatlandırsın. Ey Ümm-ül Veheb! Çadırına dön. Allah Teâlâ kadınlardan cihadı kaldırmıştır.” dedi.
Ömer b. Halid-i Seydavi kölesi Sa’d’le, Cabir b. Haris ve Mucammi b. Abdullah-i Aizi birden yerlerinden fırlayarak topluca Kufelilere saldırdılar ve Ömer b. Sa’d’ın ordusunun ön saflarını yararak ordunun kalbine doğru ilerleyip onlardan birçoğunu öldürdüler.
Ömer Sad’ın ordusundan bir grup onları ablukaya aldılar ve İmam’ın diğer ashabından ayırdılar. İmam (a.s) kardeşi Abbas’a onlara yardım etmesini emretti. Ebul Fazl Abbas bir arslan gibi küfür ordusuna saldırdı ve yaralanan dostlarını kurtardı. İmam’ın (a.s) bu fedaileri bir kez daha cesurca saldırarak şeytan ordusundan onlarcasını cehenneme gönderdiler ve nihayet şehid oldular.
Bu esnada İmam Hüseyin (a.s) eliyle mübarek sakalını tutarak şöyle buyurdular: “Allah’a andolsun ki, kanıma boyandığım halde rabbime kavuşuncaya kadar ben onların isteklerine teslim olmayacağım.”
Daha sonra İmam Kufelilere hitaben şöyle buyurdu: “Acaba aranızda feryadımıza yetişip bize yardımda bulunacak bir kimse yok mudur? Acaba Resulullah’ın haremini (Ehl-i Beyt’ini) savunacak birisi yok mudur?”
Bunun üzerine Ehl-i Beyt kadınlarının ağlama sesleri yükseldi. Ömer Sa’d’ın ordusu arasında bir kargaşalık baş gösterdi. İmam'ın yardım istediğini duyan ve Kufe ordusundan olan Sa’d b. Haris-i Ensari kardeşiyle birlikte pişman olup küfür ordusuna saldırarak şeytan izleyicilerinin birçoklarını kanlarına boyadıktan sonra kendileri de şehid oldular.
Böylece İmam’ın ashabı gittikçe azalmaya ve şehidlerin sayısı çoğalmaya başladı. Daha sonra savaş ferd ferd olarak sürdü ve İmam Hüseyin’in ashabından her biri Kufelilerden birçoğunu cehenneme gönderdi.
Amr b. Haccac yüksek bir sesle Kufelilere, “Ey Kufeliler! Kimlerle savaştığınızı biliyor musunuz? Bunlar, karşılarına çıkan herkesi öldüren savaşçılardır. Bunları taş yağmuruna tutun ve işlerini bitirin” diye hitap etti ve hemen peşinden komutası altındaki askerlerle İmam Hüseyin’in ordusunun sağ koluna saldırdı. İmam Hüseyin’in (a.s) ashabı dağ gibi onların karşısında direniş gösterip onlardan kalabalık bir grubu öldürdüler.
Komutanları geri çekilme emri verdiler. İmam Hüseyin’in (a.s) ashabı onları ok yağmuruna tuttu. Bu esnada Amr b. Haccac, Abdullah-i Beceli’yle birlikte tekrar saldırıya geçti. Havaya yükselen toz toprak yatışınca İmam Hüseyin’in (a.s) ashabı, Müslim b. Avsece’nin yere düştüğünü gördüler. Müslim b. Avsece dönemin en cesur yiğitlerindendi. İmam Hüseyin’in elçisi Müslim b. Akil Kufe’ye geldiğinde O mal ve para toplayıp teçhizat almada ve halktan biat toplamada onun vekiliydi. Ve yine Tasua günü akşam İmam Hüseyin “Ben biatımı sizin üzerinizden kaldırdım; kalkın gidin” buyurunca, Müslim b. Avsece İmam’a şöyle demişti: “Ey Resulullah’ın torunu! Seni bırakarak nasıl gidebiliriz? Bu durumda Allah’a ne cevap veririz? Hayır, vallahi mızrağımı düşmanların göğsünde kırıncaya kadar ben sizden ayrılmam ve elimde kılıç olduğu müddetçe düşmanlara saldırırım. Silahım olmazsa onlarla taşla savaşırım. Allah’a andolsun, biz Peygamber’in hürmetini gözettiğimizi yakîn edinceye kadar sana yardım etmekten vazgeçmeyeceğiz. Allah’a andolsun, ben senin yolunda yetmiş kere öldürülür, sonra dirilir, tekrar öldürülerek yakılırsam ve külümü yele savururlarsa yine sizden ayrılmam.
June 25, 2026 169 1