İmam Hüseyin’in (a.s) sözü bu noktaya varınca Kufe ordusu tam bir… — Caferilik.com — TG.ME

İmam Hüseyin’in (a.s) sözü bu noktaya varınca Kufe ordusu tam bir sessizlik içerisinde idi ve onlardan bir tepki ve cevap müşahede etmiyordu. Sonra kendisini davet eden ve Ömer-i Sa’d ordusu içerisinde olan ünlü kişilerden birkaçına hiteben şöyle buyurdu:
“Ey Şebes b. Rib’i, ey Haccar b. Ebcer, ey Kays b. Eş’as ve ey Yezid b. Haris! “Meyvalarımız yetişmiş, çevremiz (bağ ve bahçelerimiz) yeşermiştir ve senin emrinde olacak donanmış bir ordu da hazırdır” diye mektup yazan siz değil miydiniz?! Söz ve ahdinizi unuttunuz mu?”
Onlar: “Biz böyle bir şey yazmadık” diye İmam’ın sözlerini inkâr ettiler.
İmam: “Hayır! Vallahi siz böyle yazdınız" dedi.
Bu arada Kays b. Eş’as yüksek bir sesle: “Biz senin ne dediğini bilmiyoruz. Niçin amcan oğlu Yezid’e biat etmiyorsun? Biat ettiğin takdirde sana karşı istediğin gibi davranılacak ve sana en ufak bir zarar bile gelmeyecektir.” dedi.
İmam Hüseyin (a.s) ona cevaben buyurdular ki:
“Ey Kays! Sen Haşimoğulları’nın Müslüm’ün kanından başka bir kan mı senden istemelerinden korkuyorsun? Hayır, Allah’a andolsun ki, ben onlara zillet elini vermeyeceğim ve köleler gibi de onların önünden kaçmayacağım… Rabbimiz olan Allah’a sığınırım.”
Bu arada Kufe ordusu İmam'ın sözlerine mızrak ve ok atarak cevap verdiler.
İmam (a.s) ise bineğinden inerek bineğin yularını Akabet b. Sem’an’a verdi ve geriye döndülir.
Sonra Küfür ordusundan olan Abdullah b. Havze-i Temimi ileri çıkıp İmam’ın ashabına hitaben yüksek bir sesle: Hüseyin sizin aranızda mı? diye sordu.
İmam’ın (a.s) ashabından birisi: “Evet, Hüseyin buradadır. Ne istiyorsun?” diye cevap verdi.
Abdullah b. Havze İmam’a hitaben şöyle dedi: Ey Hüseyin! Seni cehennemle müjdeliyorum!”
İmam Hüseyin (a.s): “Yalan söyledin; çünkü ben bağışlayıcı, kerim, itaat edilen ve şefaat kabul eden Allah’a doğru gidiyorum; sen kimsin?” buyurdular.
Abdullah: “Ben Havze’nin oğluyum” dedi.
Bunun üzerine İmam ellerini kaldırarak şöyle dua ettiler: “Allah’ım, onu cehenneme götür.”
Abdullah b. Havze İmam’ın bu duasına öfkelenerek atını İmam'a doğru mahmuzladı. Atın ayağı bir taşa takılması sonucu Abudullah b. Havze yere yıkıldı ve ayağı eyerin üzengisine takıldı. At ürkerek onu arkasında sürükledi ve çöldeki taşlara çarparak bedeni parçalanmış ve yarı canlı bir halde ateş yakılmış olan bir çukura attı.
Ömer b. Sa’d’ın piyade birliklerinin başında hareket eden Mesruk b. Vali-i Hazremi bu manzarayı görünce geri dönerek kendi ordularına ulaştı ve şöyle dedi: "Hayır; Allah’a andolsun, ben hiç bir zaman Resullulah’ın Ehl-i Beyti’yle savaşmayacağım. Çünkü onların Allah katında yüce makamları ve değerleri var.”
Daha sonra Zuheyr b. Kayn İmam’ın yanına gelerek Kufelilerle konuşmak için izin istedi. İmam Zuheyr’e izin verdi.
Zuheyr Ömer b. Sa’d’ın ordusunun karşısında durarak yüksek sesle şöyle dedı: “Ey Kufe halkı! Sizi Allah’ın azabından sakındırıyorum; Müslüman'ın Müslüman kardeşine nasihat etmesi gerekir ve bu ana kadar bizler din kardeşiyken ve aramıza kılıç girmemişken, bu bağı kesmeyelim. Ancak aramıza kılıç girdiğinde biz bir ümmet ve siz de başka bir ümmet olacaksınız. Bilin ki, Allah Teâlâ biz ve sizi Resulullah’ın Ehl-i Beyt’iyle deniyor ki nasıl tutum takınacağımız ortaya çıkıversin. Ben, Yezid ve Ubeydullah b. Ziyad gibi azgınlara itaat etmekten sakınmanızı ve Resulullah’ın evlatlarına yardım etmenizi istiyorum. Aksi durumda çok geçmeden gözleriniz yuvalarından çıkaracak, el ve ayaklarınızı bağlayacak ve bedenlerinizi hurma ağaçlarına asacaklardır.”
Ömer b. Sa’d'ın ordusu ona çirkin sözler söyleyerek Hüseyin ve yaranlarını öldürüp veya İbn-i Ziyad’a teslim etmedikçe bu savaştan vazgeçmeyeceklerini ifade ettiler.
Zuheyr dedi ki: “Vallahi Fatıma’nın (s.a) evlatları, Sümeyye’nin çocuklarından dostluğa daha layıktırlar. Onlara yardım etmiyorsanız, bari savaştan uzak durun.”
Bu sırada Şimr Zuheyr’e doğru bir ok atarak dedi ki: “Sus, Allah sesini kessin. Boş laflarınla bizi yordun.”
June 25, 2026 206 1