Hadis için Değişken Vasıta ile Sabit Hedef Arasını Ayırt Etmek
Sünnet’i anlamada karmaşanın ve ayak kaymasının sebeplerinden biri de bazı insanların, Sünnet’in gerçekleşmesine çabaladığı sabit maksatlar ve hedefler ile arzulanan hedefe ulaşmak için bazen tayin ettiği anlık ve çevresel vasıtaların arasını birbirine karıştırmış olmalarıdır. Öyle ki bu vasıtalara, sanki bizzat kendileri kastedilmişçesine odaklandıklarını görürsün. Hâlbuki Sünnet’in kavranmasında ve esrarında derinleşen kimseye aydınlanır ki mühim olan; sabit ve daimi olan hedeftir; vasıtalar ise çevrenin, asrın, örfün yahut diğer etkenlerin değişmesiyle değişebilir.
(...)
Ben inanıyorum ki dişleri temizlemek üzere misvak@ın tayin edilmesi de bu babdandır. Nitekim asıl hedef, "Misvak ağzı temizleyici, Rabbi de razı edicidir" hadis-i şerifinde buyrulduğu üzere, Rabbin rızasını kazanacak şekilde ağız temizliğidir.
Fakat misvak kendisi (bizzat zatı) için mi kastolunmuştur, yoksa Arap Yarımadası'nda müyesser olan en münasip ve elverişli vasıta mıdır? Nitekim Hz. Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem) onlara, maksadı hasıl edecek ve kendilerine zorluk çıkarmayacak şeyi vasf etmiştir.
Bu çubuğun temin edilemediği başka toplumlarda bu vasıtanın; yüz milyonlarca insana kâfi gelecek miktarda bolca imal edilebilen ["diş fırçası"] gibi başka bir vasıtaya dönüşmesinde bir beis yoktur.
Nitekim bazı fukaha da buna benzer hususları nass ile belirtmiştir.
Hanbelî fıkhına ait Hedâyetü’r-Râğıb adlı eserde şöyle denmiştir: "Çubuk; erâk, Hurma salkımı çöpü (urcûn), zeytin ve diğer ağaçlardan olur; yaralamamalı, zarar vermemeli ve ufalanmamalıdır. Yaralayan, zarar veren yahut ufalanan şeylerin kullanımı ise mekruhtur; nar, fesleğen, ılgın ve benzerleri gibi zarar verenler böyledir... Çubuk dışındaki bir şeyle misvaklanan kimse sünnete isabet etmiş olmaz."
Şeyh Abdullah el-Bassâm da Tavdîhu'l-Ahkâm adlı eserinde Nevevî’den şu sözü nakletmiştir: "Ağızdaki değişimi (ağız kokusu ve kirliliğini) gideren bez, parmak gibi herhangi bir şeyle misvaklanmakla istihbâk/misvaklama hasıl olur; delillerin umumi olması sebebiyle Ebû Hanîfe’nin mezhebi de budur."
el-Muğnî’de şöyle denmektedir: "Elde edilen temizlik nispetince sünnete isabet edilmiş olur; çoğunu yapmaktan aciz kalındı diye sünnetin azı da terk edilmez." Müellif sahih olan görüşün bu olduğunu belirtmiştir.
Bu açıklamayla anlıyoruz ki günümüzde "fırça" ve "macun", erâk çubuğunun yerini tutabilir; bilhassa evde, yemekten sonra ve uyku öncesinde. Kaldı ki bazı insanlar misvak kullanımında suistimale (yanlış uygulamalara) da düşebilmektedir.
Sofra edebine dair hadislerde yer alan "çanağı/tabağı sıyırma" ve "parmakları yalayıp temizleme" gibi hususlar da bu kapsama girer.
كيف نتعامل مع السنة النبوية للقرضاوي في موسوة الأعمال الكاملة 105 ص, 201



