KISSADAN HİSSE (MUTLAKA OKU)
Rahman ve Rahim Olan Allah'ın Adıyla
Allah'a hamd olsun.
Salat ve selam Nebimizin üzerine olsun.
Allah'ım! Bize doğru olanı ilham et ve bizi nefsimizin şerrinden koru.
Allah'ım! Bizi bağışla, bize hidayet nasip et, bize rızık ver, bizi afiyette daim eyle ve bize merhamet et. Amin.
Bundan sonra
Nakledildi ki:
Davud aleyhisselam, Allah'tan kalbine korkuyu yerleştirmesini isteyince, Allah onun bu isteğini yerinde getirdi, ancak Davud aleyhisselam'ın kalbi tahammül edemedi ve aklı başından gitti. Hatta öyle bir duruma geldi ki namaz kılamaz ve bir şey yapamaz oldu. Bunun üzerine Allah: "Seni bu şekilde bırakmamızı mı yoksa eski haline döndürmemizi mi istersin?" buyurunca. Davud aleyhisselam: "Beni eski halime çevir" dedi ve Allah onu eski haline çevirdi.
(Bunu Ebu Nuaym - Hilyetu'l Evliya adlı kitabında nakletmiştir.)
Çıkarmamız gereken dersler:
Her insanın kendine has özellikleri vardır ve bunlar insandan insana değişir. Aynı zamanda her insanın dayanma gücü, sabrı ve imanı da farklıdır.
Şu bir gerçektir ki Allah, insana taşıyamayacağı yükü yüklemez. Ancak bazen insan ısrarla bir şey ister ve Allah da onu kendisine nasip eder. Fakat nasip olan bu şey kula ağır gelir ve onu taşımakta zorlanır. Yukarıdaki kıssada gördüğümüz gibi...
İnsan, selef alimlerin hayatlarını okuyup kendi hayatıyla kıyasladığında, kendi yaşamının ne kadar sönük kaldığını fark eder ve onlara benzemek için Allah'a dua etmeye başlar. Bir zaman sonra Allah duasını kabul ederek kuluna farklı makamların kapısını aralar ancak kul, bu makamın ağırlığını kaldıracak yapıda değildir. Yeni makam ona ağır gelince bocalamaya başlar, aklını kaybedecek gibi olur, bütün gücünü yitirir ve bu yükün altında adım atamaz hale gelir.
O yüzden insan, kendisini ve gücünü iyi bilmelidir. Allah'tan bir şey isterken de bu gerçeğin bilinciyle dua etmelidir. Çünkü Allah'a hiçbir şey zor gelmez. O'nun her duamızı hemen kabul etmemesi, aslında bize olan sonsuz merhametinin bir tecellisidir.
İnsan, potansiyelini ve taşıyabileceği yükleri doğru tahlil etmelidir. Her istek, beraberinde o yükü omuzlayacak bir sorumluluk getirir.
Kabul edilmeyen veya ertelenen dualar bir mahrumiyet değil, tam aksine kulun zayıflığına merhamet eden ilahi bir koruma kalkanıdır.
Önemli olan büyük makamları veya çetin yolları istemek değil, bulunduğu halin şükrünü eda edebilmek ve kendisine taksim edilen kaderin hikmetini idrak etmektir.
En doğrusunu Allah bilir.
Elhamdulillah.
@akidetulmuslim