Fars dinleri Yahudilik, Hıristiyanlık ve Budizm’den etkilenmiştir… — Keskin Kılıçlar — TG.ME

Fars dinleri Yahudilik, Hıristiyanlık ve Budizm’den etkilenmiştir.

Yahudiler, Buhtunnasr’ın (Nabukadnezar) kendilerini sürgün etmesinden itibaren Fars topraklarına yerleşmişlerdir.Aşkaniler (Partlar) döneminde Yahudilerin sayıları artmıştır.Miladi birinci yüzyılda kendilerini öne çıkarmışlar ve Fars hükümdarları tarafından tanınmışlardır.Ünlü “Sora” ekolünü oluşturmuşlar, Fars hükümdarları ve liderleriyle dünür olmuşlardır.Yahudi kanı Fars kanına karışmıştır.Mesela Buhtunnasır’ın kızı, Dinard isimli bir Yahudi idi.Bu kız İsrailoğullarının Beyt-i Makdis’e (Kudüs’e) geri gönderilmelerine sebep olmuştur.

Farsların dini, Yahudilikten etkilenmiştir. Ayrıca Yahudilerde var olan örgütlenme, gizlilik ve takiyyeden de etkilenmiştir.Yahudilerin Farsların inançları üzerindeki etkileri tarihin değişik dönemlerinde sürmüştür.Hıristiyanlık, İran’ın her yerinde yayılmıştır.Aşkaniler yönetime geldiklerinde Hıristiyan azınlık er-Reha’da belli bir statüye sahiptiler.Ermeni, Kürt ve Ehvaz bölgelerinde çok sayıda piskoposluk vardı.Grupları Medain’de tek bir merkezin idaresi altında toplayabilmek için çok sayıda girişimde bulundular.Ancak bazı özel dâhili sebepler dolayısıyla başarısız oldular.Kostantin, Hıristiyanlık dinine girdikten sonra durum değişse de İran Hıristiyanları barış içinde yaşam sürmüşlerdi. İran Hıristiyanları, Şapur’a karşı bazı entrikalar düzenlemişler, onun öfkesini iyice kabartmışlardı. Bu yüzden İran Hıristiyanları üzerinde 339 yılından itibaren baskı başlamış ve II. Şapur’un ölümüne dek devam etmişti.Şapur’un halefi olan II. Ezdeşir de Hıristiyanları pek sevmezdi.Hıristiyanlar, 399-421 döneminde I. Yezdicerd yönetime gelinceye kadar baskı altında yaşadılar.O dönemde Hıristiyanlık ile Zerdüştlük ilişkileri normalleşmişti.

Hıristiyanlığın Farsların inançları üzerindeki etkileri noktasında Maniheizm’in Hıristiyanların inançlarından alınma teslis ve hulul inancını nasıl benimsediğinden söz etmiştik.

Fars din adamlarıyla Budistler birbirine karışmışlar ve aralarında bazı konularda alışverişler meydana gelmiştir.Yenilmiş durumdaki dinin bağlılarının kendi topraklarından kaçarak Hindistan’a veya Çin’e sığınmaları sonucunda -Zerdüştler ve Maniheistler’de olduğu gibi- farklı dinlere mensup din adamları arasındaki bu birliktelik/karışma daha da artmıştır.

Fars topraklarındaki dinî liderlik -herhangi- bir kabile tarafından temsil olunurdu.

Dinî otorite eskiden Medya kabilesine aitti. Zerdüşt’ün bağlıları döneminde ise bu otorite Mağan kabilesinin eline geçmiştir.Kabilenin din adamları Allah’ın yeryüzündeki gölgeleri olup tanrılara hizmet için yaratılmışlardı.Yöneticinin de bu kabileden olması gerekmekteydi.Tanrısal kişilik o yöneticide ete kemiğe bürünmekteydi.Ateşgede’nin hizmetkârlığı onurunu da bu sülale elinde tutardı.

Kabile aracılığıyla Allah’a ibadet etmek, Farsları ehl-i beyt tarafgirliğine sevk etmiştir.Bundaki sebep ehl-i beyte duydukları sevgi değil bu tasavvurun mecusilik inancına uygun olmasıydı.

(Mecûsîlerin Geri Dönüşü: syf 50/Guraba Yayınları)

@Salafii21
❤3👍1
April 6, 2026 800 1