... Şimdi saat sensizliğin ertesi Yıldız doğmuş gökyüzü ay aydın Avutulmuş çocuklar çoktan sustu Birben kaldım tenhasında Gecenin, avutulmamış ben... Şimdi gözlerime ağlamayı öğrettim Ki bu yaşlar utangaç boynunun kolyesi olsun... Buda benim sana ayrılırken hediyem olsun... Soytarılık etmeden güldürebilmek seni, Ekmek çalmadan doyurabilmek, Ve haksızlık etmeden doğan güneşe Bütün aydınlıkları içine sezebilmek gibi Mülteci isteklerim oldu arasıra biliyorsun... Şimdi iyi niyetlerimi bir bir yargılayıp asiyorum Bu son olsun, son olsun... Şimdi saat yokluğunun belası Sensiz gelen sabaha günaydın... İşi gücü olanlar çoktan gitti Bir ben kaldım voltasında gecenin Hic uyumamış ben... Şimdi gözlerime ağlamayı öğrettim Ki bu yaşlar utangaç boynun kolyesi olsun. Bu da benim sana Ayrılırken hediyem olsun. Kafamı duvara vurmadan tanıyabilmek seni Beyninin içindekileri anlıyabilmek ve Yitirmeden yüzündeki anlık tebessümü Bütün saatleri öyleyce Dondurabilmek için Çıldırasıya paraladım kendimi Lanet olsun...
3
3
2
2
1