AREFE GÜNÜ DUA VE ZİKİR
Zü’l-Hicce ayının 9. günü olan Arefe günü, Allah katında senenin bütün günleri içerisinde en faziletli, en değerli gündür.
Arefe günü, fecrin doğuşundan başlayıp güneşin batmasına kadar sürer.
Zü’l-Hicce’nin ilk 10 günü içerisinde yapılan herhangi bir salih amel, başka günlerde yapılan herhangi bir salih amelden daha üstün, ecri daha fazla olduğu için Arefe gününde de çokça ibadet edilmelidir.
Ancak bu günde en çok DUA ve ZİKİR ibadetlerine önem verilmelidir. Nitekim hacılar Arafat’ta dururlarken dua ve zikirle meşgul olurlar.
Bu günün bütün vakitlerinde Allah (azze ve celle) çokça zikredilir. (Kur’ân okumak da bir zikirdir, hatta en faziletli zikirdir.)
Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: “…ve bilinen günlerde Allah’ın ismini ansınlar.” (Hacc 28) Nevevî (rahimehullah) şöyle söylemiştir: “İbn Abbâs, İmam Şâfiî ve alimlerin geneli: “bilinen günler Zü’l-Hicce’nin ilk 10 günüdür” demişlerdir. Bil ki bu 10 günde diğer günlerden fazla olarak zikirleri çoğaltmak müstehabtır. Arefe gününde ise bu 10 günün geriye kalan günlerinden daha çok zikretmek müstehabtır.”
Zikirler arasında çokça tehlîl, tekbîr ve tahmîd etmek sünnettir. Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Bu 10 günde tehlîl’i (Lâ ilâhe illallâh), tekbîr’i (Allâhu ekber) ve tahmîd’i (elhamdulillâh) çoğaltın.” (Ahmed)
2 ya da 3 defa "Allâhu ekber" denilerek başlayan meşhur tekbir siğası söylendiğinde tehlîl, tekbîr ve tahmîd edilmiş olunur.
Ama Arefe günü daha çok Kelime-i Tevhid zikrinin en faziletli sigasıyla zikir yapılmalıdır. Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle demiştir: ‘’Duanın en hayırlısı/en faziletlisi Arefe günü yapılan duadır. Benim ve benden önceki Nebilerin söylediği en hayırlı/en faziletli söz:
لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ، وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ
sözüdür.’’ (Tirmizi, Muvatta. Şeyh Elbani ‘’Hasen’’ demiştir.)
İmam Ahmed’in (rahimehullah) bir rivayetine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in Arefe günü en çok yaptığı dua bu dua idi.
Yani bu tevhid zikri istenilen sayıda yapılıp ardından dua edilir, duaya bu zikirle başlanır.
Şeyh Abdulaziz et-Tarîfî (hafizahullah) şöyle demiştir: ‘’Arafat’ta durmaktan ve oruçtan sonra Arefe günü amellerinin en faziletlisi, dua ve zikir ile meşgul olmaktır. Dua daha çok yapılır. Bu güne özel belli bir dua sabit olmayıp dünya ve ahiret hayırlarından kapsayıcı dualar seçilir.’’
Dua ve zikir, özellikle öğle namazı vaktinin girmesinden güneş batana kadarki vakitte daha da artırılmalıdır. Bu vakit, Arefe gününün en faziletli vaktidir. Çünkü bu vakitte Allah (azze ve celle) dünya semasına inmekte; kullarına yaklaşmaktadır ve Arefe gününün dışında bir gündüz vaktinde indiği sabit olmamıştır.
İbn Teymiyye (rahimehullah) şöyle demiştir: ‘’Allah kendisini birçok sahih hadiste Arefe’nin öğle ile akşam arası vaktinde inmekle vasıflamıştır.’’ (Mecmûu’l-Fetâvâ, 5/373)
Nitekim hacıların Arafat’ta dua ve zikir için durma vakti, güneşin zevalinden (öğleden) itibaren başlar.
Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle demiştir: ‘’Allah’ın Arefe gününde kulunu cehennemden azat ettiği daha çok hiçbir gün yoktur." (Muslim)
Dualara icabet edildiği, kulların cehennemden azat edilmesinin en çok olduğu, günahların affedildiği bu büyük rahmet gününü en güzel şekilde değerlendirmeli, bol bol dua etmeliyiz.